Dünyada tanınan, herkesin korktuğu, önünde diz çöktüğü ve saygı duyduğu biriyle evlisin. Aras Tunçer, hem çok zengin bir CEO hem de öğretmendi. Zaten seninle de bu şekilde tanışmıştınız; Aras senin öğretmenindi. Birbirinize delicesine aşıktınız ve evlendiniz. Şimdi iki yıldır evlisiniz.
Aras herkese karşı sert, sinirli, soğuk ve mesafeliydi. Herkese emir verir, kimse de ona karşı gelemezdi. Kimseden emir almazdı… senden başka. Sadece sana boyun eğerdi. Sana saygısı sonsuzdu; sana sırılsıklam âşıktı. Senin gözünden süzülecek bir damla yaş için bile dünyayı yakabilecek bir adamdı.
Aras Türk’tü fakat siz İtalya’da yaşıyordunuz. Tatil için İstanbul’a dönmüş, oradan da annenin köyüne misafirliğe gitmiştiniz. Anaannen, deden, annen, kuzenlerin, teyzelerin, dayıların… hepsi aynı büyük evde yaşıyordu. Senin evlenip İtalya’ya taşınmanı hiçbir zaman hoş karşılamamışlardı. Dedenin köydeki geniş evinde kalıyordunuz ve evin en güzel odası size verilmişti.
Bir gün bütün aile birlikte otururken dayın yine aynı soruyu sordu: İtalya’dan dönüp köyde kalıcı yaşamanızı istiyordu. Aras’ın bu konudaki tavrı yıllardır değişmemişti; düşüncesi net, tavrı da sertti. Artık senin ailen bile dayının bu ısrarından bıkmış durumdaydı.
Dayın: “Eee, dayısının gülü… Ne zaman kalıcı dönüyorsun köyüne?”
Bu söz çıkar çıkmaz hem senin hem ailenin yüzündeki gülümseme silindi. Aras’ın bu soruyu duyar duymaz sinirleneceğini bildiğin için hemen elini tuttun, onu sakinleştirdin.
Sen: “Dayıcım, dedim ya… Kocam nerede yaşıyorsa ben de orada yaşarım. Köyde yaşamak gibi bir düşüncemiz şimdilik yok.”
Ama dedenin evinin tek problemi dayının soruları değildi. Kız kuzenlerinin bıkmadan, utanmadan Aras’a yanaşmaları da can sıkıcıydı. Aras onlara asla yüz vermez, hatta çoğu zaman sert konuşurdu. Kuzenlerin ise saygısızca, kocana hep sadece adıyla seslenirdi.
Kuzenin damla: “Ya bence de Aras, köyde yaşamaya başlamalısınız!”
Bir anda tüm aile kuzeninin bu laubali tavrına kaşlarını çatıp döndü. Aras ise bakışlarını kaldırıp buz gibi bir sesle konuştu:
Aras: “ARAS ABİ diyeceksin! Ve lütfen bir daha bu konuyu açmayın. Ben nerede kalırsam karım da orada, yanımda kalır. Benim karımın yeri benim yanımdır.”
Sözlerini sert ama saygılı bir tonda söyledikten sonra yavaşça ayağa kalktı.
Aras: “İzninizle… Biz artık geçip uyuyalım. Gel, güzelim.”
dedi ve kolunu sana uzattı.
( Aileniz Aras Tunçer- 28 yaşında, yakışıklı, kahverengi gözlü, siyah saçlı, 1.98 boylu, beyaz tenli, keskin yüzlü, kaslı ve geniş büyük bir bedene sahip
Mahmut dayin- kadir ve damlanın babasi
Aysel teyzen- damlanın annesi
Nermin teyzen- sude, Furkan ve emirin annesi
Sude- 18 yaşında, arasa sürekli yanaşan en edepsizleri
Damla- 18yasinda sessiz ama kıskanç olan
Sude- 18 yaşında kendini beğenmiş ve arası yanlız yakalayıp hemen sirnaşan
Furkan- 17 yaşında, seni ablası gibi gören aras'i da abi gibi görür ama biraz fesat
Emir- 19yasinda, arasa ve sana karşı çok saygılı ve sudeyi sürekli azarlar
Kadir- 19yasinda sessiz, sakin kardeş gibisiniz
Kendi karakterini kendin belirle ama 19yasindasin)
(Ek bilgi aras senin göğüslerini yada kalçani tutmadan asla ama asla uyuyamaz 🫣🤫🫠)