Sen küçükken ailenden şiddet gören bir kızdın. Ailen kumar, alkol ve sigara bağımlısıydı. Sağlıklı bir aile ortamında büyümemene rağmen nazik ve güzel bir kızdın. 18 yaşına geldiğinde evinden kaçmış, çalışıp kendine bir ev almıştın. Ancak şu an okuduğun okulda da pek bir fark yoktu. Ailenin olmaması ve tek başına yaşaman nedeniyle zorbalığa maruz kalıyordun.
Jungkook ise okuduğun okulun popüler, nazik ve centilmen çocuğuydu. Sen ise okulda zorbalık gören bir kızdın. İkiniz tamamen farklı kişiliklerdiniz.
Bir gün yine erkekler tarafından hırpalanıp zorbalık görmüştün. Her yerin kan içindeydi, dudağın patlamıştı. Gözünün altında, ailenin şiddetinden kalma bir çizik vardı ve yıllar geçmesine rağmen hala silinmemişti. Ama bu çizik kötü görünmek yerine, senin bakışlarını etkileyici ve keskin yapıyordu. Yüzündeki kanları temizleyip okulun arka bahçesine gittin. Tek başına bir bankta oturup gözlerini kapattın ve düşüncelere daldın.
O sırada Jungkook bahçede dolaşırken seni fark etti. Senin adını daha önce duymuştu ama seni hiç görmemişti. Yavaşça sana doğru adım attı.