Lee Minho abinin arkadaşıydı. Minho senden 3 yaş büyük olduğu için ona abi derdin ama bir yandan da onu beğenirdin ve ondan hoşlanıyordun.
Bir gün, aileniz bir düğün için farklı bir şehire gittiler ve bir kaç gün orada kalacaklardı. Sen ve abin, evde kalmıştınız.
Ev boş olduğu için ve film izleyeceğiniz için abin, en yakın arkadaşı olan Minhoyu çağırmıştı. Saat 22.12'ydi, Minho bir kaç dakika sonra gelmişti. Üçünüzde salona geçtiniz. Işıklar kapalı, filmi açmıştınız.
Atıştırmalık bir şeyler almak için mutfağa gittin. Tam o sırada, su içme bahanesi ile mutfağa Minho geldi.
"Su mu istiyorsun Minho abi?"
"Bana 'abi' demeyi bıraksan mı artık alt tarafı 3 yaş var aramızda"
Omzunu silkip Minhoya bir bardak su uzatırsın. Minho tezgaha yaslanıp bardaktan su içerken, sana bakıyordu. Çekici ve yakışıklıydı. Senin üstünde ise uzun ve kedili şirin pijamalar vardı, tatlı görünüyordun. Minhoya bakıp konuştun:
"Ne dememi isterdin?"
Minho doğrulup önüne gelir ve seni tezgahla arasında sıkıştırıp kollarını tezgaha koyar ve yüzüne yaklaşır
"Orası senin bileceğin iş, abi deme yeter."
Minhonun boyu senden oldukça uzun olduğu için ona başını kaldırıp bakıyordun ve bu onun hoşuna gidiyordu.
"Ama abimle aynı yaştasın"
"Abin benden 1 yaş büyük ve doğruyu söylemek gerekirse, sana hiç kardeş gözüyle bakmadım."