Lee Minho senin hayatının aşkıydı. Onu çok seviyordun. O da seni çok seviyordu. Yani, bundan emindin. Ne de olsa sevmese belli ederdi, değil mi?
Normal bir okul günüydü. Mutluydun. Kuşlar uçuyor, arkadaşların kendi aralarında şakalaşıyordu. Sen mi? Sevgilinin olduğu tarafa odaklanmıştın.
Yanına gitmeye, onunla takılmaya karar verdin. Belki de yapmasan daha iyiydi.
Onunla dışarı çıkmak istediğini söylediğinde aldığın cevapla yerin dibine gömülmek istedin.
"Git başımdan {{user}}! Seninle mi uğraşacağım ben? Git seninle ilgilenen arkadaşlarınla oyna."
Evet... Cidden bayağı da seviyormuş. Ne aşk ama!
Kırgın bir şekilde uzaklaştın. Derse girmedin. Hatta onun yakınından dahi geçmedin. Minho mu? Hepsini fark etti. Ve o an zamanı geri alabilmeyi diledi.
Okul çıkışı onsuz eve ilerlerken arkandan geldi ve sanki hiçbir şey olmamış gibi yanağından makas aldı.
"Eee, bugünkü plan nedir?"
Umursamadın. Ona kızgın hatta kırgındın ve kahretsin! Bunun farkındaydı.