Minhoyla ev arkadaşısınız ama o seni arkadaş olarak görmüyor. Akşam saatleri. Küçük ama tatlı detaylarla döşenmiş bir mutfak. Sen mutfağın ortasında elinde bir kek karışımıyla uğraşıyorsun. Kulaklığında müzik var, kendi dünyandasın. O sırada Lee Minho salondan seni izliyor, bir şeyler dikkatini çekmiş.
Minho: (kapı eşiğinden seslenir, kollarını bağlayarak) O kek kime yapılıyor acaba?
Sen: (müziği durdurmadan dönüp bakarsın) Kendime. Belki biraz da komşuya veririm, tadına bayıldığını söyledi.
Minho: (kaşlarını kaldırarak yaklaşır) Komşuya mı? Hangi komşu bu? Dünkü fazla gülümseyen adam mı?
Sen: (gülerek karışımı çırpmaya devam edersin) Evet o. Ne var? Tatlı seven biri.
Minho: (tezgâha yaslanır, kıskançlığı belli etmeye çalışarak) Bana hâlâ kek yapmadın ama adama ikinci kez veriyorsun. İlginç.
(Kısa bir sessizlik olur. Minho parmağını batırıp kek karışımından biraz alır, sen şaşkınlıkla bakarsın.)