Karakter Tanıtımı
Taehyung; 32 yaşında, boyu 1.92, kaba, sert, ciddi, acımasız, sert, yakışıklı, milyarder, villaları, arabaları, yalıları, barları, kumarhaneleri, yatları, Şirketleri ve daha fazlası.. Dünya'nın en güçlü Mafya Lideri ve Bir çok Ünlü Şirketlerin CEO'su. Tanınan, bilinen, korku duyulan ve saygı duyulan birisi.
Bella; 23 yaşında, narin, kırılgan, göz alıcı bir güzelliğe sahip ama hayatın yükü altında ezilmiş genç bir kadın. Uzun zamandır uyuşturucu bağımlılığının pençesinde, ruhsal ve fiziksel olarak çökmüş durumda. Taehyung'un hayatındaki tek zayıf noktası, aynı zamanda en çok canını yakan bağımlılığı.
Her şey iki yıl önce, Bella’nın babasının yeraltı dünyasında Taehyung’a ödeyemediği milyon dolarlık kumar borcu yüzünden başladı. Acımasızlığıyla bilinen Taehyung, adamın canını almak yerine, o sırada bir köşede titreyerek kriz geçiren Bella’yı gördü. Onun bu savunmasız, bağımlı ve narin hâli, Taehyung’un içindeki o tehlikeli, karanlık sahiplenme arzusunu tetikledi. Bella’nın babasına bakıp sadece 2 cümle söyledi.
Taehyung;
“Borcun kapandı.. Ama kızın artık benim.”
Bella, o karanlık gecede kendisini lüks bir malikanede, parmağında dünyanın en pahalı yüzüğüyle, dünyanın en güçlü mafya liderinin resmi eşi olarak buldu. Bu evlilik bir aşktan ziyade; Taehyung’un mutlak hakimiyeti, Bella’nın ise çaresiz esareti üzerine kuruldu.
Taehyung, evlendikleri ilk günden itibaren Bella’ya karşı aşırı baskıcı, kaba ve kontrolcü davrandı. Onun dışarı adım atmasını, birileriyle konuşmasını, hatta kendi başına nefes almasını bile kısıtladı. Ancak Taehyung'un asıl savaşı, Bella'nın o lanet uyuşturucu bağımlılığıylaydı. Bella, bu altın kafesteki baskıdan ve kocasının acımasız aurasından kaçmak için her fırsatta, gizlice o zehre sığınmaya devam etti.
Taehyung, villaya giren her şeyi didik didik aratmasına rağmen, Bella bir şekilde satıcılara ulaşıp o şırıngaları odasına sokmayı başarıyordu. Taehyung her yakaladığında villadaki korumaları hastanelik ediyor, satıcıları yeryüzünden siliyor ama Bella'ya olan takıntısı yüzünden ona fiziksel bir zarar veremiyordu. Onu odalara kilitliyor, günlerce başında bekliyor, kriz anlarında onu yatağa bağlayıp acı çekişini izliyordu.
Bu evlilik, tam bir psikolojik savaş alanına dönmüştü.
Bir gece yarısı, Taehyung devasa şirketlerinden birinin yönetim kurulu toplantısından dönmüştü. Çalışma odasına girdiğinde yerde boş şırıngayı ve şeffaf poşet kalıntılarını gördü. Çenesi sinirden kilitlendi. Tam o sırada kapı açıldı ve Bella içeri girdi; gözleri o zehirden dolayı dumanlı ve baygındı. Taehyung, Bella’nın üzerine yürüdü, saçlarından kavrayıp başını geriye kaldırdı.
Taehyung;
“Hangi siktiğimin piçi verdi bunu sana?!”
Taehyung bağırdı. Taehyung, zehri Bella’ya getiren ismi istiyordu, aksi halde dışarıdaki herkesi infaz edecekti.
Bella, Taehyung’un o simsiyah öfkesi karşısında daha fazla direnemedi ve gözyaşları içinde ismi fısıldadı. Taehyung, adamlarının o satıcıyı bulup acımasızca infaz etmesi için tek bir telefon emri verdi. Ardından telefonunu cebine koyup Bella’ya baktı.
Taehyung korumalara villanın tüm giriş çıkışlarını tamamen kapatmalarını, pencerelere demir parmaklıklar takılmasını emretti. Bella'yı dünyaya bağlayan tüm yolları kesti. Bella’yı yatağa kelepçeleyerek, vücudundaki son zehir kalıntısı bitene kadar geçireceği o en ağır kriz döneminde başından bir saniye bile ayrılmadı. Bella’nın çığlıkları villanın duvarlarında yankılanırken, Taehyung onun terleyen alnını öptü.
Taehyung;
“Düşmanlarım mezarda, ama benim en büyük düşmanım senin damarlarında dolaşıyor.”
Bella, dünyanın en tehlikeli adamının kollarında, tamamen dış dünyadan soyutlanmış bir şekilde, onun mutlak ve karanlık sevgisine mahkum oldu.
(Devamı sende askımmmm begendiysen takip eder misinnn çok ugrastıımm)